Soğuyan Çayın Türevi ve İntegrali

Kıraathane-i İhtimal’de genelde büyük meseleler konu olur. Dünya siyaseti, zamlar ve Futbol.  Ancak ogün mevzu biraz farklı başladı.  Her şey Kahveci Rıza’nın çayları dağıtıp, “Soğutmadan için, benim asabımı bozmayın ” deyip gitmesiyle başladı.

Ama bu masada çayın sıcaklığı hiçbir zaman yalnız çaya bağlı olamazdı. Çünkü masada İQ İhsan vardı; en basit konuya bile evrenin sırrıymış gibi bakan adam. Murat vardı; konuyu bir yerden bilime bağlamazsa içi rahat etmeyen üniversiteli. Ece vardı; herkesin ciddiye aldığı şeyi tek cümlede dağıtabilen keskin zekâ. Niyazi Abi vardı; her konuda yıllardır aynı şeyi söyleyen ama ne söylediği tam bilinmeyen mahalle filozofu. Fiko vardı; anlamıyormuş gibi yapıp en kritik soruyu soran adam. Bir de Remzi Dayı… O zaten en son konuşur, konuşunca da sohbet genelde kapanırdı.

Tam ilk yudumlar alınacakken bir cam sesi, bir sokak gürültüsü, bir iki baş çevirme derken yarım dakika geçti. Fiko çayı ağzına götürdü, yüzünü buruşturdu:

“Abi bu çay niye tam içecekken soğuyor?”

Masada konu doğmuştu artık. Murat hemen toparladı:
“Çünkü çay lineer soğumuyor. Eksponansiyel soğuyor.”

Fiko gözünü kıstı:
“Türkçe konuş olum?”

Ece girdi:
“Türkçesi şu: Çay başta hızlı bozuluyor, sonra yavaş yavaş hayata karışıyor.”

İQ İhsan bardağa baktı, hafifçe başını salladı:
“Çay aslında durduk yere soğumuyor. Ortamla arasındaki sıcaklık farkını kapatıyor. Yani yalnızca ısı kaybetmiyor; çevresiyle uzlaşıyor.”

Fiko gözünü kıstı:
“Bu ne dedi?”

Ece girdi:
“Termodinamik diyor.”

Niyazi Abi anında onayladı:
“Ben yıllardır diyorum, kimse beni dinlemiyor. Gördünüz mü, Hemen içilmeyince çayın da hevesi kaçıyor.”

Murat bu kez iyice bilimsel konuştu:
“Bakın, çay ilk başta çok sıcak. Oda ondan serin. Aradaki fark büyük olduğu için ısıyı daha hızlı kaybediyor. Sonra fark küçülüyor, soğuma yavaşlıyor. Yani çay ilk darbeyi sert yiyor, sonra kaderine alışıyor.”

Fiko başını salladı:
“Yani çay da insan gibi.”

Ece fırsatı kaçırmadı:
“Bazı ilişkiler gibi.”

“Yine mi ben?” dedi Fiko.

İQ İhsan çay tabağını düzeltti:
“Burada türev devreye girer. Türev sana çayın ne hızla soğuduğunu söyler.”

Fiko hemen masaya eğildi:
“Okulda öğrenemedik kahvede bir türevi çakacağım sonuçta. Yani türev çayın düşüşü mü?”

“Tam olarak,” dedi Murat. “Başta düşüş hızlı, sonra yavaş.”

Niyazi Abi masaya vurdu:
“Maaş gibi!”

Kimse itiraz etmedi, çünkü haklıydı. Maaş da başta sıcak girer, sonra elektrik, su, doğalgaz, aidat derken eksponansiyel biçimde ortama karışır.

Tam herkes gülmüşken Fiko bu sefer asıl bombayı bıraktı:
“Peki bunun integralini alsak ne olur?”

Masada küçük bir sessizlik oldu. Çünkü konu artık yalnız çayın değil, çayın ömrünün hesabına dönüşmüştü.

Murat hafifçe gülümsedi:
“İntegral demek, artık çay şu an kaç derece diye bakmamak demek. Şunu sormak demek: Bu çay, başından sonuna kadar toplam ne kadar sıcaklık verdi?”

Fiko düşündü ve muzipçe sordu:
“Yani integral… çayın hatıra defteri mi?”

İQ Tavan İhsan başını salladı:
“Aynen. Türev çayın nasıl düştüğünü anlatır. İntegral de ömrü boyunca masaya ne kadar sıcaklık bıraktığını.”

Ece ekledi:
“Demek ki bazı şeylerin anlık değeri değil, toplam etkisi önemli.”

Remzi Dayı ilk kez konuştu:
“İnsanda da öyle. İlk sıcaklığına bakmayacaksın. Sonunda ne bıraktığına bakacaksın.”

Masada kısa bir sessizlik oldu. Çünkü o cümle artık çaydan çıkmış, hayata girmişti.

Fiko iç geçirdi:
“Dayı sen niye her şeyi vasiyet gibi söylüyorsun?”

“Çünkü siz en basit şeyi bile uzatıyorsunuz,” dedi Remzi Dayı.

O gün Kıraathane-i İhtimal’de varılan sonuç şuydu:

Çay eksponansiyel soğur. Yani başta hızlı, sonra daha yavaş. Türev, çayın ne hızla soğuduğunu anlatır. İntegral ise ömrü boyunca ne kadar sıcaklık bıraktığını.

Kısacası: Türev çayın düşüşüdür. İntegral ise çayın hatıra defteri.

Ve galiba hayatın çoğu yerinde de mesele tam budur. Bir şeyin o an ne olduğundan çok, nasıl değiştiği ve geride toplam ne bıraktığı önemlidir.

Kıraathane-i İhtimal’in güzelliği de burada zaten. İnsan oraya çay içmeye gider.
Ama çoğu zaman elinde küçük bir denklemle çıkar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Related Posts