Cemile neden gaydırı da neden guppak?

Araştırma No: 2
Araştıran: İleri Geri Araştırmalar Departmanı 
Tarih : Geçen gününü akşamı. 
Konu: “Cemile neden gaydırı da neden guppak?”

Bazı sorular vardır, insanın hayatını ikiye böler. Mesela: Evren sonsuz mu? Ölümden sonra hayat var mı? Bir de tabii ki: Cemile neden gaydırı da neden guppak?

Bakın, yıllardır bu türküyü söyledik. Düğünde söyledik. Arabada söyledik. Dayı halaya kalktı, amca omuz attı, teyze bir anda gençliğini hatırladı, herkes coştu. Ama kimse çıkıp da demedi ki: “Bir dakika arkadaşlar. Burada çok ciddi bir sıfatlandırma var. Cemile’ye ne deniyor tam olarak?”

Çünkü memlekette bazı kelimeler vardır, anlamı bilinmez ama millet hep birlikte çok eminmiş gibi söyler. Kimse de bozuntuya vermez. Sanki doğduğumuz gün kulağımıza ezanla birlikte “gaydırı guppak” da okunmuş gibi bir rahatlık var.

Şimdi dürüst olalım. Birine bugün gidip “Sen biraz gaydırısın ama yer yer guppaklıkların da var” desen, o kişi önce bir durur. Sonra seni süzer. Sonra da yöresine göre, kavga mı ediyoruz, iltifat mı ettin, beni işe mi alıyorsun hiç anlayamaz. “Yada nediyon sen Laynnn…”  bippp. “Merhaba, burası 1648 kilo birazda herz Orta dalga radio. Yayınımızın Link hatları kesintiye uğradı, kahve içip geliyor. Ayrılmayın.”

Çünkü bu ifade tam olarak ne hakaret, ne övgü, ne teşhis. Bu başka bir şey. Bu resmen karakterin davulla zurnayla tarif edilmesi.

“Güzel kız” desen klasik. “Alımlı kız” desen edebi. “Neşeli kız” desen sade. Ama “gaydırı guppak” dediğin an olay bambaşka bir boyuta geçiyor. Bu artık insan tarifi değil. Bu, bir insanın yürürken çıkardığı manevi ses efekti.

Cemile büyük ihtimalle düz yürüyen biri değildi. Yani fiziksel anlamda değil. Ruh olarak düz yürümüyordu. Bir girişi vardı. Bir gelişi vardı. Bir de nereden baktığını anlayamadığın hafif dönerek bakma özelliği vardı. Normal insan kapıdan girer. Cemile girmez. Sahne alır. Çeşmeye su almaya gitse bile sanki arkasında görünmez bir orkestra vardır. Bir omuz düşer, bir kaş kalkar, bir etek döner, bir rüzgâr “ben de dahil olayım” der. Sen de uzaktan bakıp “bu kızda bir şey var ama adını koyamıyorum” dersin. İşte halk orada senden daha hızlı  davranmış, adını koymuş: Gaydırı guppak.

Belki de “gaydırı” insanın içindeki sağa sola salınan özgüvendir. “Guppak” da onun yere sağlam basan gürültüsü, olamaz mı?  Biri havadır, biri etkidir. Biri giriş, biri sonuç. Mesela biri odaya girer, kimse dönüp bakmaz. Bir başkası odaya girer, çay kaşığı bile “hayırdır” diye titrer. İşte o ikinci tipe halk uzun analiz yapmaz. Direkt damgayı vurur.

Bir de işin şu tarafı var: Bizim toplum olarak bilmediğimiz kelimeyi çok severek kullanma gibi olağanüstü bir özgüvenimiz var. Sorsan kimse tam açıklayamaz ama söylerken herkes profesör. Birine “guppak ne demek?” diye sor, önce derin bir nefes alır. Sonra uzaklara bakar. Sonra “şimdi o tam öyle değil…” diye başlar. Beş dakika konuşur. Sonunda senin bildiğin tek şey şudur: Bu kelime bir şekilde Cemile’ye yakışıyor. İşte halk bilgeliği böyle bir şey. Bilmez ama bilir.

İşte gerçek güç burada. Düşünsene, dünyada bazı insanlar güzel olur. Bazıları karizmatik olur. Bazıları etkileyici olur. Ama çok az insana bakılıp “Bu insan resmen gaydırı guppak” denir. Bu artık sıfat değil, seviye ve statü.

Ama halk bunu almış, bir daha da geri bırakmamış. Zaten halkın en korkutucu tarafı budur.
Sana bir lakap takar, ömür boyu çıkmaz. Sen üniversite bitirirsin, üç çocuk büyütürsün, emekli olursun, torun seversin… Ama bir köşede hâlâ biri çıkar ve seni tek cümlede özetler:
“Bizim Cemile var ya… gaydırı guppak.” Bitti. Geçmiş olsun. Artık sen biyografi değil, nakaratsın.

Acaba dağınık birimiydi Cemile. Düzenli olmayan, yatağını toplamayan. Hani şu Fleming gibi dağınıktı. Aman canım tanıyosunuz tabi ki: hani şu Penisilini bulan Abi varya.  Hemde darma dağınık.

Benim kanaatim şu: Cemile büyük ihtimalle dümdüz biri değildi. Ruhunda hafif bir kıvraklık, bakışında ufak bir zeka, yürüyüşünde de “beni görmeden geçemezsin” hissi vardı. Öyle olmasa kimse oturup da bir kıza iki kelimelik ritmik fırtına takmaz.

Düşünsene, sen yıllarca yaşa, oku, çalış, emek ver… Sonra bütün kişiliğin iki kelimeye insin:
Gaydırı guppak. Bu hem büyük bir övgü, hem hafifden bir tespit, hem de halkın seni çözmüş olmasının kısa özeti. Artık Diploma alsan fayda etmez. Şehir değiştirsen yetmez.
Yıllar geçse silinmez. Sen artık sadece bir insan değilsin. Sen, nakarat olmuş bir karakter olursun. Bence Cemile’nin başına gelen tam olarak bu.

Belki de bu yüzden türkü hâlâ yaşıyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir döneminde ya bir gaydırıya tutulduk, ya bir guppaklık yaptık, ya da ikisini aynı kişide görüp kendimizi toparlayamadık. Yapmışızdır kesin. Yapmuşızdır da bilmiyoruzdur.

Ve kabul edelim: Dünyada bazı insanlar gerçekten anlatılamaz. Onlar için cümle yetmez.
Paragraf yetmez. Makale yetmez. Ancak davul-zurna destekli iki kelime yeter: Gaydırı guppak. Ama ben bunu yakında bir bilene soracam. Bakalım ne diyecek?

alZo

Not: Foto Gaydırı Guppak diye zan altında bırakılan Cemilenin temsili fotosudur. Smz konusu Cemile ile alakası yoktur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *